Sektör, hak ettiği değeri görmüyor
Türkiye; barındırdığı genç nüfus, oyuncu sayısı, kitlenin oyun oynama, izleme motivasyonu ve oyuna ayırdığı vakitten dolayı MENA’da pazar hacmi olarak lider görünüyor ancak hala Avrupa’ya, Amerika’ya ve Asya’ya kıyasla oyun firmalarının ve gençlere ulaşmak isteyen markaların Türkiye’de yeteri kadar yatırım yapmadığını düşünüyorum. Oyun dünyası özellikle pandeminin de etkisi ile niche kitleden mass’e ulaşmış bir alan ve artık bu alandaki pazarlama yatırımlarının daha da arttığını görüyoruz ama hala eşik noktasının çok uzağındayız. Global alanda marka iletişiminde Louis Vuitton, Gucci gibi lüks markaların bile oyun evreninde yer aldıklarını düşünürsek genç kitleye ulaşma yolunda markaların önceliklerini tekrar gözden geçirmeleri ve medya mix’ini bu alanı gözeterek planlamaları gerekecek. Toparlayacak olursak, markalar için gençlere ulaşma potansiyeline rağmen Türkiye’de oyun sektörü hak ettiği değeri hala görmüyor ancak iyi bir yolda olduğumuzu da söyleyebilirim.
Oyuncu dediğimiz kitlenin aslında sosyalleştiği yer genel olarak evi. En büyük keyfi ve en çok vakit ayırdığı alan da oyun dünyası. Çoğunlukla tüketim alışkanlıkları da evde yaşamalarına olanak sağlayacak şekilde oluşmuş durumda. Oyun dünyasının dışında çevrim içi dizi/filmleri, e-ticareti ve kendilerine fayda sağlayan markaları, gıda ve içecekte de kolay erişilebilir ve tüketilebilir şeyleri severler. Pandeminin etkisiyle oyuncu kitlesi dışındaki farklı kitleler de daha fazla evlerinde vakit geçirmeye başladı. Oyuncu zaten kendi konfor alanında tüketmeye devam etti ancak farklı kitleler de yavaş yavaş oyun dünyasının alışkanlıklarına istemeden uyum sağladı. En önemli etkilerinden biri de; ağırlıklı erkek olan gamer kitle göz önünde bulundurulduğunda, erkek arkadaşları ile görüşüp konuşabilecekleri bir ortam yarattığı için kadın gamer kitlede ciddi bir artış yaşandı. Oyunlar, yeni buluşma noktaları haline geldi tüm gençlik için.
Oyun aslında bir tutku. Sadece vakit ve boş zaman geçirme meselesi değil ve hobiden daha fazlası. Oyun oynamak insanlara yeni bir iş de sunabilir, yeni bir arkadaş çevresi ya da kendilerine dair yeni yetenekler keşfetme şansı da… Dolayısıyla oyun dünyasına adım atan kişiler çok ciddi öncelikleri olmadığı sürece burada yer almaktan keyif alıyor. Tabii ki yine bir azalma olacaktır, farklı alanlara yönelen insanlar da olacak ya da eski alışkanlıklarına dönenleri göreceğiz. Ancak eski duruma da döneceğini sanmıyoruz, eski ile yeni arası bir yerde dengelenir gibi.
Uzun süredir beklediğimiz 5G teknolojisi burada kaldıraç etkisi yaratacaktır. Daha hızlı indirme, güvenilir bağlantı ve çok düşük gecikme hızı, oyun dünyasında birçok şeyi etkileyecek. Burada özellikle birkaç alanda çok ciddi farklılaşmalar olacak. Cloud gaming, mobile gaming ve AR/VR alanları çok ciddi gelişecek. Bu da 5G’den sonra hem oyuncu sayısında artış hem de oyuncu demografisinde değişiklikleri beraberinde getirecek. Çünkü oyun çok daha erişilebilir bir hobi olacak. Her zaman her yerde gibi bir kavrama doğru sürüklenebiliriz. En azından ülkemizde sık gördüğümüz teknolojiler değil fiyat ve ulaşılabilirlik açısından. Ancak teknolojinin ilerlemesi ve altyapı hizmetlerinin de gelişmesi ile AR ve VR’ın oyun dünyasındaki hacminin çok daha fazla olacağını tahmin ediyorum.
Biz espor ve oyun pazarlaması yapan, 360° düşünen bir ajansız. 360° diyoruz çünkü konu çok niş, herkesin tanımadığı ve anlamadığı bir topluluk olan oyuncular özelinde işler yapıyoruz. Bahsettiğimiz oyuncu kitlesi aslında bizim ajansımızın içinde var olan bir kitle. Ekip olarak hepimiz oyuncuyuz, gaming laptopunda oyun oynayan da var Spectrum 48K, Commodore 64 ve Amiga ile büyüyen de. Her türlü espor karşılaşmasını takip eden de var, internet kafede saatlerce vakit geçiren de, Twitch yayını açan da… Oyun dünyasına dair ihtiyacımız olan her içgörü aslında ajans sınırları içinde yer alıyor. Bu da bizi bu alanda öne çıkan şirketlerden birisi yapıyor. Kısaca biz kendimizi markalar ile gamer kitle arasında organik bağı kuran bir ajans olarak konumlandırıyoruz, burada markanın bu ihtiyacı olan ve her alanda destek veriyoruz.
7 yıl önce kurulduğumuzdan beri biz sadece müşterilerimizden aldığımız brief’ler üzerine proje yapan bir ajans değiliz. Aynı zamanda sektörün ve oyuncuların ihtiyaçlarını tespit edip proaktif çözümler de üretiyoruz. Oyun ve espor dünyasına yeterince hâkim olmayan markalara global ve yerel partnerlerimizle birlikte eğitimler veriyoruz. Yakın çalıştığımız üniversiteler var, onlara akademik çalışmalarında destek veriyoruz. Özetle sektöre bir yerinden tutunan her partinin ihtiyaçlarını tespit edip çözüm önerilerimizi getiriyoruz. Son 7 yıldır bu şekilde sektörün topyekûn gelişmesinde pay sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Emre Üçöz
Newgen Gaming Kurucusu ve Yönetici Ortak
Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 115. sayısında yayımlanmıştır.







