Site icon Campaign Türkiye

Eyvah! Müdür geliyor!

Arkadaşımla cesaretimizi topladıktan sonra camları beyaz renkle boyalı, içerisi hafif loş ve kapısında 5 dakikası 10 TL yazılı dükkandan içeri girdik. Sunta masaya dayanmış uyuklayan adama ceplerimizdeki 5’er TL’leri birleştirip 10 TL’yi uzattık. Yerinden kalktı ve bizi yatay duran ve yine suntadan yapılı bir televizyon sehpasının önüne götürdü. Elindeki uzun bir sopayla sehpanın altına, bizim elimizle uzanamayacağımız bir yere konulmuş olan “Atari”nin kenarındaki gri düğmeyi özenli şekilde dürttü. Mavi-deniz ve yeşil-kara formu verilmiş fon üzerinde yukarı doğru kayan ekrandaki beyaz uçak, savaş gemileri ve helikopterlerle savaşmaya hazırdı. İşte 2,5’ar dakikalık River Raid maceramız başlamıştı.

Koca 5 dakika nasıl geçti anlamadık ki birden dükkanın kapısı aniden açıldı. Eyvah! Okul müdürü baskın yaptı! Yandık! Müdürün odasında aldığımız nasihat, paramızın da zamanımızın da boşa harcandığı, bunların para tuzağı ve boş işler olduğu gibi sözlerle doluydu. Çok korkmuştum. Babamı zar zor ikna edip eve bir Commodore 64K alınıncaya kadar da video oyunu oynamadım. – Sene 1984.

Oyun pazarının durumu

Video oyunu pazarının böyle bir başlangıcı vardı Türkiye’de. Şu anda nihai tüketici ve reklam harcamaları ile yaklaşık 51 milyon dolarlık bir pazara sahibiz. Bu rakamın 2016 senesine kadar yüzde 5’lik yıllık birleşik büyüme oranı ile 71 milyon dolara yükselmesi bekleniyor.

Dünyada video oyunları pazarına baktığımızda da rakamlar dudak ısırtıcı düzeyde. 2011 senesinde 59 milyar dolar olan pazar büyüklüğünün 2016 senesine kadar yüzde 7,2’lik yıllık birleşik büyüme oranı ile 83 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor.

Kim daha büyük?

Alt kırılımları; konsol oyunları, online oyunlar, PC oyunları ve mobil oyunlar şeklinde olan video oyunları pazarındaki yukarıda bahsi geçen büyümenin online ve mobil oyunlardan geleceği bekleniyor. Hatta bu iki alt segmentin 2016 senesinde PC ve konsol oyunları pazarından %36 daha büyük bir paya sahip olacağı düşünülüyor.

Tüketicinin göz bebekleri

İştah kabartan bu pazardan pay almaya çalışan video oyunu içerik üreticilerinin tüketici davranış ve tercihlerini yakından takip etmesi gerekiyor. Bu durum reklamverenler açısından da geçerli elbette. Video oyunu oynayanların sayısı gün geçtikçe artıyor ve reklam verenler farklı demografik gruplara ulaşabilmek amacıyla tüketicilerin göz bebeklerini takip etmek zorunda. PwC 2012 -2016 Outlook araştırmasına göre genç erkek yetişkinler (18-34 yaş arası) her geçen yıl daha az televizyon seyredip video oyunu oynamak için daha fazla zaman ayırıyor. Bunun yanı sıra konsol oyunlarını daha değerli ve para harcanabilir bulan yaşları 35-59 arasında olan tüketiciler de online ve mobil oyunlar gündeme geldiğinde cimrileşiyor. Zira konsol oyunlarını “aile ve arkadaşlarla paylaşım” için bir araç olarak tanımlarken mobil oyunları “zaman öldürmek” amacıyla oynadıklarını belirtiyorlar. Yaş sınıflarına göre, hem oyuna ayrılan saatler hem de yapılan harcamaların şekli değişiyor. Yani video oyunu üreticileri ve reklamverenler ipte cambaz misali dengeyi çok iyi tutturmak zorunda.

Reklam harcamaları

Statik/dinamik reklam, oyun portalında reklam, sosyal ağlarda oyunla reklam ve advergaming olarak ayrımı yapılan video oyun pazarı reklamlarının Türkiye’deki büyüklüğü 2011 senesinde sadece 4 milyon dolar. Bu rakamın 2016 senesine kadar 6 milyon dolar olması bekleniyor. Aynı pazarın Avrupa’da (Türkiye rakamları dahil) 2011 yılında 613 milyon dolar olduğu ve 2016 yılında 994 milyon dolar seviyelerine ulaşması beklendiğini düşünürsek gidecek daha çok yolumuz olduğunu söyleyebiliriz.

Son yasal düzenlemeler

İlgilenenlere duyurulur; 25 Haziran 2012’de ‘Döviz Kazandırıcı Hizmet Ticaretinin Desteklenmesi’ amacıyla bir Tebliğ (2012/4) yayınlandı ve bilişim sektörünü de içine alan bazı düzenlemeler yapıldı. Bilgisayar oyunlarının yurtdışına pazarlanması, tablet bilgisayar, cep telefonu ve mobil cihazlarda kullanılmak üzere üretilen uygulamaların yurtdışına satışı ve tanıtımı için yapılan harcamalara destek unsurları getirildi. Okumanızı tavsiye ederim.

Geçenlerde River Raid’in iPad versiyonunu buldum ve oynarken tek endişem oğlumun aniden elimden kapma ihtimali oldu. – Sene 2012.

Murat Çolakoğlu
PwC Türkiye Şirket Ortağı
Eğlence ve Medya Sektör Lideri

——————————————————————————

Murat Çolakoğlu kimdir?
1993 senesinde İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Murat Çolakoğlu, öğrenimine devam ederken çalıştığı Dünya Gazetesi’nden sonra profesyonel iş hayatına 1 Ağustos 1993′de PwC Türkiye’de başladı. Çalışma hayatı boyunca PwC’de çeşitli seviyelerde sorumluluklar aldıktan sonra 2006 senesinde Şirket ortaklığına kabul edildi. Halen bu görevine devam etmekte olan Çolakoğlu, yerli ve yabancı şirketlere ve yatırımcılara vergi danışmanlığı yapmaktadır. Uzmanlık alanı Eğlence ve Medya Sektörü ve yanısıra Enerji Sektörüdür.

 

[arrowlist]

  • Bu yazı Campaign Türkiye’nin Eylül sayısında yayınlanmıştır.

[/arrowlist]

Exit mobile version